
Қадірлі ағайын!
Kıymetli Akademisyenler,
Çok Değerli Konuklar,
Sizleri Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği adına sevgi, saygı ve en derin muhabbetlerimle selamlıyorum.
Қазақтың ұлы ақыны, түркі әлемінің дара тұлғасы Абай Құнанбайұлының 175 жылдық мерейтойы аясында ұйымдастырылып отырған дөңгелек үстел жиынына қош келдіңіздер!
Осындай айтулы жиында мен үшін сізбен бірге болу үлкен мәртебе және қуаныш. Орайлы сәтті пайдалана отырып, салтанатты шараның ұйымдастырылуына атсалысқан баршаңызға шекcіз алғысымды білдіремін!
Hoca Ahmet Yesevi, Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi, Türkoloji Araştırma Enstitüsünün düzenlediği “Abay’ın Doğumunun 175.yılı” paneline hoş geldiniz!
Биыл – Абай Құнанбайұлының 175 жылдық мерейтойы. Халқымыздың ұлы перзентінің мерейтойын лайықты атап өту үшін Қазақстан Республикасының Президенті Қасым-Жомарт Тоқаевтың бұйрығымен арнайы комиссия құрылды.
Осыған орай Қазақстанда және Түркияда халықаралық деңгейде ауқымды іс-шаралар ұйымдастырылуда. Өкінішке орай, бүкіл дүние жүзінде орын алған індетке байланысты, жоспарланған ауқымды шараларды кейінге қалдыруға тура келді. Осыған қарамастан, сіздермен онлайн кездесу – мен үшін үлкен мәртебе. Әрине, мұның бәрі той тойлау үшін емес, ой-өрісімізді кеңейтіп, рухани тұрғыдан дамуымыз үшін өткізілуде.
Өткен жылы Абайдың шығармаларынан үзінді оқу эстафетасы өтті. Ләйлім атты оқушы қыз ұсынған бұл бастама бүкіл елдік тіпті әлемдік шараға айналды. Осылайша, Мемлекет басшысы Қасым-Жомарт Тоқаевтың бастамасымен мемлекеттік және халықаралық деңгейде Абай шығармаларын оқу челленджі басталды. Қазақстан Республикасының Анкарадағы Елшісі ретінде мен де қолдау көрсеттім. Осы орайда, Түркиядағы танымал тұлғалар мен ғалымдар, Түркия университеттерінің студенттері зор қызығушылық танытып, Абай өлеңдерін оқу эстафетансын іліп әкетті. Соның арқасында Түркияда Абай мұрасы кеңі аудиторияға тарады. Бұл – Абайға деген құрмет және де шетелде Қазақ ғұламасын танытудың тиімді тәсілі болды. Бұл оқу челленджі әлі де жалғасын табады деген сенімдемін.
Abay, 19. yüzyılın son yarısıyla, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamış olan çok değerli düşünür, şair, eğitimci, yeni ulusal edebiyatımızın kurucusu, tercüman ve bestecimizdir. O, sadece Kazak halkını değil, bütün Türk dünyasını kalemiyle fetheden bir gönül ve düşünce adamıdır.
Abay Kunanbay, ulu bozkırın tarihinde bir altın sayfadır. Kazakistan’ın uçsuz bozkırlarında uzun yıllar hüküm süren atalet ve “Var olanla yetinme” anlayışına ilk başkaldıran kişidir Abay Kunanbay!
Kazakistan’ın “Manevi Uyanış” programına ilaveten, Kurucu Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz sene “Büyük Bozkırın Yedi Yönü” isimli oldukça kapsamlı bir makale yayınlamak suretiyle hem Kazakistan’ın manevi dirilişi, hem de Türk Dünyası’nın bütünleşmesi yolunda önemli bir adım daha atmış oldu.
Bununla birlikte 2020’yi, bilim ve irfan dünyamızın iki büyük sütunu olan Abay ve Farabi yılı olarak ilan ettik. Ulu düşünürlerin doğum yıldönümleri, UNESCO ve TÜRKSOY çerçevesinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.
Devleti yönetmek ciddi bir birikimi ve etraflı bir liderliği gerektirir. “Kara Sözler” kitabında akıl, felsefe, edebiyat, düşünce, sanat, ilim, irfan” eksenli düşüncelerini şiirsel bir lisanla anlatan Abay Kunanbay’ın hayalini kurduğu gelecek telakkisi bugün Ulu Bozkır’da Elbası’nın önderliğinde neşv ü nema bulmuştur.
Abay, idari işleriyle uğraştığı dönemlerde Kazak halkının toplumdaki meselelerine de aşina oldu. Halkının dünya görüşünden milli ve manevi değerleri öne çıkarıp onların sorunlarını realist bir bakış açısıyla dile getirdi. Halkı çalışmaya ve öğrenmeye çağıran şairliği yanında, Kazakistan'ın geçen yüzyıllardaki toplum ve edebiyat yapısı hakkında bilimsel araştırmalarda bulunan değerli bir araştırmacıdır aynı zamanda. Kaleme aldığı Kara Sözler’i ve şiirleriyle adalet ve insanlık, sanat ve bilim için mücadele etmiştir.
Abay akılcıdır. Mantık ve gönül gibi iki zıt dünyayı bir potada eritecek kadar dengeli bir düşünce adamıdır. Onun sözleri, zengin imge ve mecazlarla örtülü olsa da mesajlarını verirken mantık ve gönül ilişkisini hep dengede tutmayı bilmiştir.
Ulu Abay, “Yolun anası iz’dir” diyor!
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev, Abay’ın 175. yıldönümüne ithafen yazdığı “21. Yüzyılda Abay ve Kazakistan” adlı makalesinde şöyle buyurmaktadır:
“Bugün bahsettiğimiz entelektüel ulus yaratma fikrinin Abay'dan geldiğini söyleyebiliriz. Ulu düşünür, her kelimesini Kazak halkının ufkunu açmaya adamıştır…”
Bu bağlamda Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in söz konusu makalesinde; Abay’ın fikri yönlerinin, öngörü, büyük düşünme, geleceğe bakma, zamanın ruhunu hissetme becerisi vb. hasletlerinin altı çizilmektedir.
Abay Kunanbay, halkını hem çok seven hem de şiddetle eleştiren bir yazar ve şairdir. Öyle ki halkı cahil ve bilgisiz olan bir aydının hiçbir kıymeti yoktur. Şu şiirinde Abay bu düşüncesini açık açık söylemektedir:
“Atımdı adam goyğan son
Qantip nadan bolayın?
Halgım nadan bolğan son
Qoysa barıp onayın?”
Abay, Kazakların tüm kötü vasıflardan uzak durmasını, erdem, fazilet ve ahlaki değerlerle iç içe yaşamasını tahayyül etmiş ve öğütlemiştir. Dolayısıyla, milli bilinci yenilemek ve rekabetçi ulus oluşturmak istiyorsak, Abay’ın eserlerini bugün de dikkatlice okumalıyız. Onun toplumsal dayanışma ve yenileşmeye dair görüşleri, bugünün Kazakistan’ı için de son derece yararlıdır.
Bu bağlamda Elbaşı Nursultan Nazarbayev’in şu sözlerini de hatırlamakta yarar vardır:
“… Abay kendi halkıyla ebediyen yaşayacaktır. O asırlar boyu Kazakistan’ı, halkını ufuklara ve yeni zirvelere çağıracaktır”.
Bugün, büyük şairin dünya edebiyatına katkısını tartışırken, sadece Abay’ı tanıtmıyoruz. Esasında Abay'ı tanımakla biz kendimizi, Kazak halkının değişen dünyadaki tarihini, yerini ve rolünü tanıyoruz, Kazakistan'ın diğer ülkelerle olan ilişkisini dünya kültürü bağlamında anlıyoruz.
Günümüzde Kazak ve Türk bilim adamları, Abay Kunanbay’ın eserlerinin Türkiye’de bilimsel alandaki tanıtımı ve bu eserlerin geniş kitlelere ulaştırılması huşunda güzel ve etkili çalışmalar yapmaktadır. Söz sanatının, irfan dünyamızın temeli olduğunu dile getirerek, bilimsel ve edebi alanlardaki işbirliğimizin bir tezahürü de Abay’ın Türkiye Türkçesine aktarılan eserleridir.
Değerli katılımcılar,
Türk Dünyası araştırmacıları bugüne kadar yaptıkları çalışmalarıyla iki kardeş ülkenin kültürel bağlarının önemi üzerinde hassasiyetle durmuş, bu değerleri gençlere ulaştırma yolunda pek çok çalışma gerçekleştirmiştir. Türk Dünyası yazarları ve şairlerinin eserlerini inceleyerek, en güzel şekilde Türkiye Türkçesine kazandırmakta olan, başta Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi ve diğer tüm kıymetli akademisyenlerimize bu vesileyle şükranlarımı sunuyorum.
Büyükelçilik olarak, araştırmacılarımızı ve yazarlarımızı her zaman teşvik etmeye, onlara destek olmaya devam edeceğiz. Edebiyat alanındaki çalışmaların ivedilikle arttırılmasının, halklarımız arasındaki birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkıda bulunacağını düşünüyorum. Son olarak bu güzel etkinliğe katılımınızdan dolayı hepinize saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Teşekkür ederim.