
İstanbul’da “Yeni Dönemde Kazakistan: Kazakistan Dostlarının Buluşması” konulu yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi. Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ve Bahçeşehir Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinliğe Türkiye’nin seçkin bilim insanları, aydın ve uzmanları katıldı.
Toplantıya Maltepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Profesörü Hasan Ünal, Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Tolga Sakman, Ortadoğu Araştırma Platformu (ODAP) Başkanı Ali Semin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Profesörü Abdulvahap Kara, İslam Tarihi, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) araştırmacısı Ashirbek Muminov, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Profesörü Giray Bozkurt, İstanbul Üniversitesi Doçenti Ömer Kul, Bahçeşehir Üniversitesi Profesörü Nilüfer Narlı, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) uzmanı Onat Mendil, İstanbul Kent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Profesörü Hasret Çomak, Önce Vatan gazetesi Haberler Direktörü Kemal Sallı, Kızıl Elma Araştırma Merkezi Başkanı Mehmet Türker gibi siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve tarih alanlarında uzman olan isimler iştirak etti.
Etkinlikte konuşan Kazakistan Başkonsolosu Alim Bayel ülkesinde yaşanan köklü değişimler hakkında bilgi verdi. Kazak diplomat özellikle Anayasa’da yapılan değişiklikler ve Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev'in 1 Eylül’de yaptığı Kazakistan Halkına Seslenişi üzerinde durdu. Bayel, Kazakistan’ın modern anlamda genç bir devlet olduğunu, ancak Kazakların kökenleri Sakalara, Hunlara, Göktürklere ve Altın Orda Devletine dayanan kadim bir millet olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda Türk Dünyasındaki bütünleşmede Kazakistan ve Türkiye’nin öncü roller üstlendiğini kaydeden Bayel, Kazak-Türk ikili ilişkilerinde de son yıllarda büyük bir ivmenin yakalandığını söyledi. Özellikle, karşılıklı yatırımlar konusunda son üç yıldır peş peşe rekor seviyelerin yakalandığını anlatan Bayel, ikili ticaretin de yıllık 5 milyar doları aşarak hiçbir zaman olmadığı kadar arttığını kaydetti.
Katılımcılar kişi başına düşen milli geliri 12 bin dolara yaklaşan ve BM İnsani Gelişme Endeksi’ne göre çok yüksek gelişmişliğe sahip bir ülke olan Kazakistan’ın geleceğine güvenle baktıklarını dile getirdiler.
Orta Doğu Araştırma Platformu Başkanı Ali Semin, Cumhurbaşkanlığı görev süresinin 7 yıllık bir dönemle sınırlandırılmasının Kazakistan’da demokratik sürecin gelişmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Maltepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Profesörü Hasan Ünal ise Devlet Başkanı Tokayev’in büyük bir diplomatik tecrübeye sahip olduğunu vurgulayarak, Kazakistan’ın uluslararası arenada pragmatik ve dengeli dış siyaset yürüttüğününün altını çizdi.
İstanbul Üniversitesi Doçenti Ömer Kul, Cumhurbaşkanı Tokayev’in gündeme getirdiği Milli Fon gelirlerinin bir kısmının çocukların hesaplarına aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Uzmanlar, ayrıca, Papa Francis ve Çin Başkanı Şi Cinping’in Kazakistan’ı aynı dönemde ziyaret etmesinin ülkenin saygınlığının kanıtı olduğunu dile getirdi. Katılımcılar genel olarak Kazakistan’daki reform sürecini olumlu değerlendirdiklerini ve ülkenin kalkınmasına ve Kazak-Türk dostluğunun geleceğine büyük bir güvenle baktıklarını ifade etti.